Trabzon Ayasofya Müzesi

Bilgiyi Görüntülemek İçin Tıklayınız
>

Fotoğrafı Görüntülemek İçin Tıklayınız


Bilgiyi Görüntülemek İçin Tıklayınız
>

Fotoğrafı Görüntülemek İçin Tıklayınız


Bilgiyi Görüntülemek İçin Tıklayınız
>

Fotoğrafı Görüntülemek İçin Tıklayınız


Bilgiyi Görüntülemek İçin Tıklayınız
>

Fotoğrafı Görüntülemek İçin Tıklayınız


Bilgiyi Görüntülemek İçin Tıklayınız
>

Fotoğrafı Görüntülemek İçin Tıklayınız


Bilgiyi Görüntülemek İçin Tıklayınız
>

Fotoğrafı Görüntülemek İçin Tıklayınız


Günümüzde müze olarak kullanılmakta olan Trabzon Ayasofya Kilisesi, 1. Manuel Komnenos zamanında (1238-1263) inşa edilmiştir. Fatih Sultan Mehmet'in 1461 yılında Trabzon'u fethini takiben yapı, camiye çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. Ayasofya, yüzyıllar boyunca şehri ziyarete gelen seyyah ve araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Trabzon üzerine anlattıkları ile ünlü Evliya Çelebi (1648), Pitton Tournefort (1701), Hamilton (1836), Texier (1864), Trabzonlu Şakir Şevket (1878) ve Lynch (1893) yapıya önem veren kişiler arasındadır. 1868 yılında harap durumda olan caminin Bursa'lı Rıza Efendi'nin teşvikleriyle yeni baştan onarıldığı bilinmektedir. Bina I. Dünya Savaşı yıllarında sırası ile depo, hastane daha sonraları yine cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesi'nin işbirliği ile restore edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği olan yapı, kare-haç planlıdır ve yüksek bir merkezi kubbeye sahiptir. Nartex denilen giriş holüne sahip olan bina üç neflidir. Neflerden ortadaki beşköşeli, yanlardakiler ise yuvarlak birer apsisle son bulmaktadır. Nartex' in üzerinde şapel vardır. Yapının kuzey, batı ve güneyinde üç revaklı giriş bulunmaktadır. Kubbe ve kasnağı oniki köşelidir. Kubbe monoblok dört mermer sütun, kemerler ve pandantiflerle taşınmaktadır. Yapı ana kubbenin etrafında değişik tonozlarla örtülmüş, çatı farklı yükseklikler verilerek kiremitle kaplanmıştır. Üstün bir işçiliğin görüldüğü taş plastiklerde Hıristiyan sanatının yanı sıra Selçuklu Dönemi Islam sanatının da etkileri görülmektedir. Kuzey ve batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri içeren madalyonlarla, batı cephesinde görülen mukarnaslı nişler Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır. Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Burada Adem'le Havva'nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır. resimlerde Adem ile Havva' nen yaradılışı Adem ile Havva'nın cennette yaşayışları Yasak elma Adem ile Havva'nın cennetten kovuluşları hz.isanın son akşam yemeği ilk cinayetin tasviri (Kabil'in Habil' i öldürmesi) tasvirleri yer almaktadır Yine bu cephede kemerin kilittaşı üzerinde Trabzon'da 257 yıl hüküm süren Komnenosların sembolü olan tekbaşlı kartal motifi bulunmaktadır. Benzer bir kartal tasviri ana apsisin dışında doğu tarafta yer alır. Bu cephede, kentaur - grifon gibi mitolojik varlıklar, güvercinler, merkezlerinde yıldız ve hilal bulunan kare panolar, içleri bitkisel motifli madalyonlar yer almaktadır. Yapının ana kubbesinin altına rastlayan kısmında opus-sectula tarzında çok renkli mermerden yapılmış bir yer mozaiği bulunmaktadır. Ayasofya'nın süslemelerinin önemli bölümünü meydana getiren fresklerde Incil'den alınmış konular canlandırılmıştır: Kubbede ana tasvir Hz. Isa'nın tanrısal yönünü aksettiren Pantacrator Isa'dır. Bunun altında bir kitabe kuşağı, daha altta ise melekler frizi bulunur. Ana kubbenin pencere aralarında Isa'nın on iki havari tasvir edilmiştir. Pandantiflerde değişik kompozisyonlar yer almaktadır. Isa'nın doğumu, vaftizi, çarmıha